Pazartesi günü göreve başlayacak olan ABD’nin yeniden seçilen Başkanı Donald Trump'ın masasında bulacağı en sıcak konulardan biri de sayıları milyonları bulan yasadışı göçmen krizi. Seçim sonuçları üzerinde de etkili olan bu kriz, resmi kurumlara göre her yıl katlanarak büyüdü. 2014’te 569 bin olan yasadışı göçmen sayısı 2024’te 2.9 milyonu geçti. Son 10 yıllık veriler raporlara şöyle yansıdı: 2015’te 331 bin, 2016’da 408 bin, 2017’de 415 bin, 2018’de 521 bin, 2019’da 977 bin, 2020’de 458 bin, 2021’de 1.7 milyon, 2022’de 2.76 milyon, 2023’te 2.8 milyon.
Meksika’dan kaçak yollarla ABD sınırını geçen yasadışı göçmen konusu, Trump'ın ilk başkanlık döneminde de yoğun şekilde gündeme gelmişti. Yasadışı geçişlerin Meksika sınırından yapılmasından dolayı Trump, sınıra duvar inşa etme tartışmasını başlatmış ancak vaadini yerine getiremeden görev süresi sona ermişti. Göçmen krizi Trump'ın ilk kez seçildiği 2016 yılına nazaran 5–6 kat artmışken, Trump'ın bu dönemde nasıl bir göçmen politikası izleyeceği merak konusu. Trump'ın toplu sınır dışı vaadinin maliyet ve pratik açıdan zorlukları göz önüne alındığında, bu dönemde göçmen krizinin kısa sürede gündemden düşmesi olası görünmüyor.
Öte yandan Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler, Trump göreve gelmeden bir tasarı üzerinde anlaştı ve Senato’ya sevk etti. Tasarı, hırsızlık gibi suçlara bulaşanların süratle sınır dışı edilmesini öngörüyor. Laken Riley Tasarısı olarak da adlandırılan düzenleme, Şubat 2024’te bir yasadışı göçmen tarafından gasp edilirken hayatını kaybeden öğrenci Laken Riley’e atfedildi. Daha önce Temsilciler Meclisi’nden geçen tasarı Senato’dan onay almamıştı; ancak şimdi yeniden gündemde.
Trump'ın ilk kez seçildiği 2016 ve sonrasında Meksika’dan yasadışı yollarla sınırı geçen Türkiye vatandaşlarının sayısı yıllık ortalama 100 civarındayken, son yıllarda bu sayı katlanarak arttı ve son 4 yılda toplam 60 bini buldu. Halen ABD sınır tutukevlerinde 15 binin üzerinde Türkiye vatandaşı bulunuyor.
Trump’ın göreve başlamasının ardından uygulayacağı sıkı politikalar, bu göçmenlerin durumunu da doğrudan belirleyeceği için son dönemlerde yasal başvurularda ciddi bir artış yaşandı. Bizler de avukatları olarak müvekkillerimizin serbest bırakılma dilekçelerini işleme koymak için yoğun bir mesai harcadık. Bingol Law Firm olarak bu süreçte kamplarda tutulan müvekkillerimize her türlü desteği sağlamaktayız. Müvekkillerimizin en kısa sürede serbest bırakılabilmeleri için kefalet duruşmaları düzenlenmesi veya şartlı tahliye taleplerinde bulunuyoruz. Sınır dışı edilme kararı çıkan müvekkillerimizin haklarını mahkemede savunuyor, bu tür durumlarda davaların durdurulması veya yeniden açılması için dilekçeler sunuyoruz. Çoğunluğu Türkiye vatandaşlarından oluşan tutuklu müvekkillerimiz ve aileleri arasında bir köprü görevi üstleniyor, tutuklulara destek olmak amacıyla ailelere rehberlik ediyoruz. Bu konuda ihtiyaç sahipleri, ücretsiz danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmak için New York ofisimize başvurabilirler.